|
ORHAN GÖÇER
0090 544 224 33 44 / 0090 555 225 45 44
Türkiye, dünya kayısı üretiminde dünyanın birinci ülkesi konumundadır. Türkiyede kayısı üreten illerden Basta Malatya ve ilcelerinde buyuk tekoltede kayisi yetisir yazihan bolgesi bunlarin basinda ve hızlı uretim kapasitesine sahip bir bolge diger kayısı yetisen iller ise Elazığ, Nevşehir ve Niğde kurutmalık, diğer iller ise sofralık amaca yönelik üretim yapmaktadırlar. Akdeniz ve Ege bölgesindeki erkencil kayısı yetiştiriciliği için son derece uygun ekolojiye sahiptir. Ağırlıklı olarak "Hasan Bey" çeşit kayısı sorfalık, "Hacihaliloğlu" çeşit kayısı ise kurutmalık olarak üretilmektedir. Ülkemizde üretilen kuru kayısının yaklaşık % 80 - 85'lik ihraç edilmektedir.ihracatta en buyuk pay Malatyanın cunku malatya kayısı sının % 95 ihracata gider
İhracat Dönemi: genelikle agırlıklı olarak
Mayıs - Haziran - Temmuz - Ağustos
Kayısıdan Elde Edilen Ürünler :
Sofralık kuru kayısı
Dondurulmuş kayısı
Kayısı konservesi, pulpu ve nektarı
Kayısı meşrubatları, kayısı pulp konsantresi
Kayısı jöle, reçel, marmelat ve kreması
Yeşil kayısı tursusu ve kayısı pestili
Toz ve kuru kayısı (çir, gün kurusu ve patik)
Kıyılmış ve doğranmış kuru kayısı ürünleri
Ekstruzyon kayısı mamulati ve kayısı şekerlemeleri
Kayısı ekstrakti ve esansı
Kayısı pasta, kek, dondurma ve gofret türü mamulati
Kayısının Faydaları :
Beynin düzenli çalışmasını sağlar, stres azaltır.
Karaciğerin tahrip olan kısminin tamirini yapar.
Kemiklerin çok daha düzgün ve sağlam olmasında önemli rol oynar.
Kan yapımını artırarak,kansızlığa engel olur.
Mide ve oniki parmak bağırsağı ülserinin meydana gelmesine engel olur, meydana gelmiş ülserlerin iyileşmesinde rol oynar.
Böbreklerde tas teşekkülünü azaltır.
Üreme sistemi üzerinde önemli rolü bulunup, cinsel gücü artırmaktadır.
Kansere karsı koruyucu bir etkiye sahiptir.
Dişlerin daha sağlam ve kuvvetli olmasında önemli rol oynar.
Kalp kaslarını kuvvetlendirir ve daha düzenli çalışmasını sağlar. Klinik ölümündeki reanimasyon çalışmalarında kalbin cevap vermesinde etkili olur.
Kayısının potasyumca zengin,sodyumca fakir ve A vitaminin öz maddesi karotence zengin olması insan beslenmesinde çok önemli boyutlar kazandırmaktadır.
Kayısı Hasadı, Kurutulması ve Pazarlaması :
Hasat :
Hasat zamanı, kayısının cinsine ve rakım yüksekliğine göre, olgunlaşması, renginin sararması, yumuşaması ve sulanıp tatlanmasına göre tespit edilir. Kayısı ağaçlarında en uygun hasat elle toplama seklinde olup, meyvelerin zarar görmemesini ve yeterli olgunlukta toplanmasını sağlar.
Diğer hasat türleri silkeleyerek ve çırparak hasattır.
Kurutma :
Kayısı, ‘’Gün Kurusu’’ ve ‘’Kükürtleme’’ olmak üzere halen iki metotla kurutulmaktadır. Kuruma süresini kısaltmak, tabii rengi korumak, böceklenmeyi önlemek ve muhafaza süresini artırmak amacıyla yapılan kükürtleyerek kurutma, toplam üretimin % 80’inden daha fazlasını, geriye kalan bölümü ise güneşte kurutma oluşturmaktadır. Doğrudan toprağa, betona ve bez sergilere serilerek tabii olarak kurutulan ürünler, toplam üretimin yaklaşık % 10’u dur. Gün kurusunda, kalite düşüklüğü hasat sırasında aldığı kir ve yaralar ile kurutmanın toprak üzerinde sergisiz yapılmasından dolayı daha da artmaktadır. Kuruyan kayısılarda kısa zaman sonra kurtçuklar oluşmaktadır. Buna rağmen lezzet açısından çok yüksektir.
Kükürtlemede en önemli sorun kükürt ve nem oranın ayarlanmasıdır. İdeal nem oranı %0.2’dir. Ancak Malatya kayısısının seker oranın yüksek olması nedeniyle nem oranı Avrupa standartlarına indirmek oldukça zordur. Renginin açılmadan 3-4 yıl ve daha uzun süre saklayabilmek amacıyla kükürt oranı yüksek tutulmaktadır. Bu da kayısının tat ve kalitesini olumsuz etkilemektedir. Kükürt oranı ölçmek için ticaret borsası özel bir laboratuar kurmuştur. Kükürtlemede daha iyi bir sonuç almak için kullanılan kükürdün kalitesi yüksek olmalıdır. Kayısının kalitesini,dolayısıyla ihracatını artırmak için kayısı üretimini en son teknolojik gelişmelere göre yapılmasını sağlayacak ve bilimsel araştırmaları sürdürebilecek bir, Kayısı gıda Entegre Tesisleri’nin kurulması kaçınılmaz olmuştur.
Pazarlama :
İlimiz ekolojik ve toprak özellikleri dolayısıyla kayısı yetiştiriciliği için en uygun yerdir. Malatya nüfusunun % 60’inin geçim kaynağını oluşturan kayısının % 95’i ihraç edilmekte olup, bu ülkelerin başında ABD ile Avrupa basta gelmektedir. Dünyada üretilen kuru kayısının % 65-80’ini Malatya kayısısı teşkil eder.
Malatya’da 50.000 ailenin geçim kaynağıdır. Yaklaşık olarak 250.000 nüfus demek olup bu da tüm nüfusun takriben % 33’ü demektir. 1999 yılında yapılan kayısı ihracatından elde edilen ekonomik katkı 128.000.000 $ (USD) 2000yilinda ise 111.000.000 $ (USD) dır.
Malatya Kayısısı ve İnsan Sağlığı Açısından Önemi
Kayısı kelimesi sözlüklerde;
1-Gülgillerden bir ağaç (prunus armeniaca, şeceri-i mışmış).
2- Bu ağacın açık turuncu renkte,eti sulu, güzel kokulu,tek ve sert çekirdekli tatlı meyvesi (mışmış, apricot, abricot) olarak açıklanmaktadır.
Malatya’da yetiştirilen başlıca kayısı çeşitleri ise;Çöloğlu, Hacıhaliloğlu, Hacıkız, Hasanbey, Soğancı, Kabaaşı, Çataloğlu, Tokaloğlu, Alyanak ve Şekerpare’dir.
Malatya’da kayısı yetiştiriciliği yoğunluk sırasına göre Merkez ilçe,Yeşilyurt, Hekimhan,Kale,Darende,Akçadağ,Doğanşehir,Yazıhan,Battalgazi,Arguvan ilçe ve köylerinde yapılmaktadır.Kayısı yaş olarak tüketilip pazarlandığı gibi,güneşte kurutularak ve çoğunlukla da kükürtleme (islim) yöntemi uygulanarak kurutulmakta,iç ve dış piyasada pazarlanarak tüketilmektedir.Kayısı Malatyalı için önemli bir gelir kaynağı oluşturmaktadır
Kayısının reçeli,tatlısı,kavurması,pestili, lokumu ve hoşafı yapılır.Kayısının insan sağlığı açısından da önemi çok büyüktür.
Kayısıda en fazla bulunan maddeler (100 gr. kayısının içinde bulunan maddelerin adı ve miktarı);
Günlük ihtiyaç:
Enerji 64 kilokalori 2000-2600
Protein 0,8 gr.
Yağ 0,6 gr.
Kalsiyum (Ca) 30 mg.
Demir (Fe) 1,1 mg. Total 4-5 gr. 10-15 mg/gün
Sodyum (Na) 1 mg.
Fosfor (P) 23 mg.
Vitaminler (Normal insanda ihtiyaç 5000 İ.Ü.);
Vitamin A: 2000 İ.Ü. (250 mikrogram)
Vitamin B1: 0,04 mg.
Vitamin B2: 0,04 mg.
Vitamin C: 10 mg.
100 gr. kayısıda 64 kilokalori olduğuna göre 1 kg. kayısıda 640 kilokalori vardır.Protein bakımından ise 100 gr. kayısıda 0,8 gr. olduğuna göre, 1 kg. kayısı 8 gr. protein ihtiva eder.Normal bir insanın günlük protein ihtiyacı ise 15-20 gr. arasındadır.Yine kayısı kalsiyum, demir, sodyum, potasyum ve fosforun yanı sıra A, B1, B2 ve C vitaminlerini de ihtiva eder.
Kayısının vücut sistemleri üzerindeki etkileri :
1- Beynin daha düzgün çalışmasını sağlar, stresi azaltır.
2- Karaciğerin tahrip olan kısımlarının tamiri için kayısı tavsiye edilir.
3- Kemikleri geliştirir.
4- Dişlerin sağlamlığını ve kuvvetliliğini artırır.
5- Kan yapımını artırarak kansızlığa engel olur.
6- Mide ve on iki parmak ülserine iyi gelir.
7- Böbreklerdeki taş teşekkülünü engeller.
8- Üreme sistemi üzerinde olumlu etkiye sahiptir.
9- Ümmün sistemi kuvvetlendirici ve kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.
10- Kalbi kuvvetlendirir ve muntazaman çalışmasını sağlar
Kayısının Tarihçesi
Türkistan, Orta Asya ve Bati Çin’i içerisine alan çok geniş bir bölgenin kayısının ana vatani olduğu sanılmaktadır. Günümüzden 5000 yıl gibi çok uzun bir zaman önce kayısı bu bölgede bilinmekteydi. Büyük İskender’in seferleri sırasında kayısı M.Ö. IV yy.da Anadolu’ya getirilmiş, Anadolu kayısının ikinci vatani olmuştur. M.Ö. I. yy’ da Roma ve Pers savaşları sırasında tüccarlar tarafından önce İtalya’ya sonra da Yunanistan’a götürülmüştür. İtalya ve Yunanistan’dan diğer Avrupa ülkelerine geçişi uzun yıllar almış 13. yy’ da İspanya ve İngiltere, 17. yy’da da Fransa ve Amerika’ya da götürülmüştür.
Bugün dünyanın hemen hemen her yerine dağılmış olsa da daha çok Akdeniz ülkelerinde, Avrupa, Orta Asya, Amerika ve Afrika kıtalarında yetiştirilmektedir.
Dünya yas kayısı üretiminde Türkiye birinci sıradadır. İspanya, İtalya, Birleşik devletler topluluğu, Iran Fransa, Yunanistan ve ABD izlemektedir. Bu ülkelerin yas kayısı üretimleri 100 bin tonun üzerindedir. Fas,Pakistan, Suriye, Çin, Güney Afrika, Macaristan, eski Yugoslavya, Romanya, Avustralya, kayısının yetiştiği diğer ülkelerdir.
Dünya yaş kayısı üretiminin yaklaşık % 10-15’ini ve Dünya kuru kayısı üretiminin yaklaşık %65-80 Malatya kayısısı oluşturmaktadır. Türkiye’de 6 kayısı bölgesi bulunmaktadır. Bu bölgeler;
Bu bölgeler içerisinde Malatya, Elazığ, Erzincan bölgesi dışındaki bölgelerin üretimleri sofralık tüketime yöneliktir Malatya ekolojik ve toprak özellikleri nedeni ile kayısı yetiştiriciliğine son derece müsaittir. Kayısı üretiminde özellikle Darende, Hekimhan, Akçadağ ve Merkez ilçe ön planda gelmektedir. Malatya’da yetiştirilen kayısılar tat ve aroma açısından diğer bölgelerde yetiştirilen kayısılara göre üstün kalite özelliği göstermektedir
Fidan Üretimi
Kayısıda anaç olarak kullanılan zerdali çekirdeğinden (acı çekirdek) elde edilen kayısı çöğürleri kullanılmaktadır. Vejatatif yolla üretimi yapılan kayısı çekirdeklerinin özellikleri kaybolmadan çoğaltılmakta ve uzun yıllar muhafaza edilmektedir. Malatya’da ismine doğru çeşidin özelliklerini gösteren sertifikalı fidan yetiştiren kuruluşlar Meyvecilik Araştırma Enstitüsü ve Tarım İl Müdürlüğüdür. Malatya’da üretilen fidanların % 70’ini kamu kuruluşları, % 30’unu da özel sektörler üretmektedir. Üretilen fidanların % 8’ini Hacıhaliloğlu, geri kalan kısmı ise Kaba Aşı, Soğancı, Hasanbey ve diğer çeşitlerden oluşmaktadır.
Malatya’da En Çok Yetiştirilen Bazı Kayısı Çeşitleri ve Özellikleri :
Malatya’da üretilen kayısı çeşitlerinin başında %90’la Hacıhaliloğlu gelir. Son yıllarda Kaba Aşı, Soğancı çeşitlerinin de yaygınlaştığı görülmektedir.
Ayrıca Hasanbey, Çöloğlu, Çataloğlu, Şekerpare, Yeğen, Hacıkız, Paşamişmişi ve Turfanda diğer önemli Malatya kayısılarındandır. Bu çeşitlerden Hacıhaliloğlu, Kabaaşi, Soğancı ve Çataloğlu kurutmalığa elverişli, diğerleri ise sofralık çeşitlerdir. Kurutmalık çeşitleri diğerlerinden ayran en önemli özellik, kuru madde oranlarının % 24-30 arasında olusudur. Diğerlerinde bu oran genellikle % 18-20’dir.
Kayısı çekirdeği kabuk ve içten meydana gelmiştir. Meyve ağırlığının % 12’sini oluşturur. Çekirdek içi bileşim olarak Glikozit, Amigdalin, Nişasta, Yağ ve benzeri maddelerden meydana gelmiştir. Acı çekirdek ilaç ve kozmetik sanayinde; tatlı çekirdek ise gıda sanayinde kullanılmaktadır. Çekirdek içi (tohum) alındıktan sonra, geriye kalan kabuk yakacak olarak kullanılmaktadır.
Kayısının Besin Değeri ve İnsan Sağlığına Yararları
İhtiva ettiği organik ve inorganik maddeler vasıtasıyla insan sağlığına olumlu etkilere sahiptir. Kayısı yüksek miktarda seker, nişasta, protein, pektin, pektoz selüloz, organik maddeler, vitaminler, asitler,organik ve inorganik maddeler içermektedir. Kayısı minerallerden potasyum ve vitaminlerden B karoten yönünden çok zengindir. Vitamin A, vücudu ve organları saran epitel doku ve gözün sağlığı, kemiklerin ve dişlerin gelişimi ile sağlığı, endokrin bezlerinin çalışması için gereklidir. 200-250 gram kayısı diyeti yeteri kadar yağ içeriyorsa günlük A vitamini tüketiminin 1/3’ünü karsılar. Ayrıca kayısının sodyumca fakir, potasyumca zengin olusu bazı özel diyetlerin düzenlenmesinde yardımcı olabilir. Sodyum ve potasyum, vücut sıvılarının kozmatik basıncı ve asit baz dengesi için gereklidir. Vücutta sodyum birikimi ödemlere yol açar. Potasyum yetersizliğinde ise glikojen yetersizliği görülür. Kayısı Sodyumun kısıtlanmış diyetlerde, mesela konjestif kalp yetmezliğinde, böbrek hastalıklarında, asit toplanması gereken hepatit sirozda ve uzun süre kartikosteroit tedavisi gören kişilerde kolaylıkla kullanılabilir.
Dünyaca Ünlü Doğal İlaç : MALATYA KAYISISI (MİŞMİŞ)
Kayısı Malatya’yla özdeşleşmiş bir meyvedir. Malatya ekonomisine katkılarının yanı sıra Malatya kültürünü ve mutfağını da etkilemiştir. Türkistan, Orta Asya ve batı Çin’i içine alan bir coğrafya, kayısının anavatanı iken tarihi süreçte ülkemize taşınmış ve Malatya topraklarında en güzel, en leziz, en kaliteli biçimine bürünmüştür. 4 milyona yakın ağaçtan üretilen kayısı kurutulmakta ve ihraç edilmektedir. Hacıhaliloğlu, Kabaaşı, Soğancı, Hasanbey, Çöloğlu, Çataloğlu, Şekerpare, Yeğen, Hacıkız, Paşa Mişmişi ve Turfanda adıyla bilinen türleri bulunan kayısı kurutulup işlenmekte; ardından paketlenmekte ve satışa sunulmaktadır. Kayısının meyvesinden çekirdeğine kadar herşeyi değerlendirilmektedir. Bunlar işlenmiş kayısı, kayısı konservesi, pulpu ve nektarı, kayısı meşrubatı, jöle, reçel, marmelat ve kreması, yeşil kayısı turşusu ve pestili, kayısı pastası ve dondurmasıdır. Kayısı dünyanın hiçbir yerinde bu lezzet ve kıvamda yetişmiyor Adı adeta kentin adıyla birlikte anılan bu harika meyve, sadece zengin bir protein ve enerji kaynağı olmakla kalmamış, önemli bir ihraç ürünü olarak dünya pazarlarındaki yerini almış. Ekolojik şartların uygunluğu, burada yetiştirilen kayısı çeşitlerinin renk, tat, aroma ve kuru madde yönünden çok farklı ve üstün olmasını sağlıyor. Malatya Fuarı'nda yapılan Kayısı yarışmalarında sadece Malatya'nın ya da Türkiye'nin değil dünyanın en iyi kayısısı seçilmektedir. Dünya kayısı üretiminin %35'i Malatya'da gerçekleştirilmektedir. Malatya'da üretilen kayısının %95'i yurt dışına ihraç edilmekte;bu ihracattan Malatya'ya 150 milyon dolardan fazla döviz girdisi sağlanmaktadır.
Kayısının Yararları :
Doğal ilaç niteliği taşıyan kayısının faydalarını şöyle sıralayabiliriz.
· Beynin düzenli çalışmasını sağlar, stres azaltır,
· Karaciğerin tahrip olan kısımlarının tamirini sağlar,
· Kemiklerin çok daha düzgün ve sağlam olmasında önemli rol oynar,
· Dişlerin daha sağlam ve kuvvetli olmasında önemli rol oynar,
· Kan yapımını artırarak kansızlığa engel olur,
· Mide ve oniki parmak bağırsağı ülserinin meydana gelmesine engel olur,
· Böbreklerin taş teşekkülünü azaltır,
· Üreme sistemi üzerinde olumlu rolü bulunup, cinsel gücü arttırmaktadır,
· Kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir,
· Kalp kaslarını kuvvetlendirir ve daha güvenli olarak çalışmasını sağlar,
· Klinik ölüm sırasında uygulanan reanimasyon çalışmalarında kalbin cevap vermesinde etkilidir,
· Kayısının potasyumca zengin, sodyumca fakir ve A vitamininin öz maddesi karatonce zengin olması insan beslenmesine çok önemli boyutlar kazandırmaktadır.
· Saf karbonhidrat içerdiğinden hazır enerji kaynağıdır.
· Ciltteki pürüzleri gidererek daha düzgün ve canlı bir görünüm sağlar.
· Potasyum oranı yüksek olması nedeniyle kalp yetmezliği, böbrek hastalıkları, hepatit ve siroz tedavisinde olumlu etkiler gösterir.
Doğal İlaç
Aşağıda bahsedilen maddeleri incelediğimizde kayısının vücudumuza olan yararını daha iyi anlayabiliriz:
Enerji : 100 gr kuru kayısı 260 kilokalori içerir. Bir insan günde 200-2600 kilokaloriye ihtiyaç duyar.
Protein : Bir insanın günlük protein ihtiyacı 15-20 gr dır. 100 gr kuyu kayısıda ise 5 gr protein vardır.
Demir : Düzenli nefes almamızı sağlar. 300 gr kayısı günlük demir ihtiyacını karşılar.
Sodyum : Böbreklerimizin ve tansiyonun düzenli olmasında büyük öneme sahiptir.
Potasyum : Sodyum dengesini ayarlar, sinir sistemini düzenli çalıştırır, kalbi güçlendirir.
Fosfor : Kanda bulunan fosfor yetersiz olursa vücudun ısı dengesi bozulur.
Vitaminler : Vücudumuz yeteri kadar vitamin alamazsa, beraberinde bir çok risk ortaya çıkar. Vitaminlerin düzenli alınmaması halinde halsizlik, kanser, depresyon, aşırı yorgunluk, kaşıntı, yanma ve enfeksiyon gibi rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. Hergün düzenli kayısı yiyerek farklı vitaminleri alabilir ve sağlığınızı koruyabilirsiniz.
100 gr Kayısı Taze Kayısı Kuru Kayısı
SU 85.3 25.0
KALORİ 5.1 26.0
PROTEİN( GR ) 1.0 5.0
YAĞ (GR ) 0.2 0.5
KARBONHİDRAT 12.8 66.6
VİTAMİN A (IU ) 2700 10.900
VİTAMİN B1 0.3 0.1
KALSİYUM ( MG ) 0.04 0.16
FOSFOR ( MG ) 1.0 1.2
DEMİR 17 67
SODYUM ( MG ) 23 1.8
POTASYUM ( MG ) 0.5 5.5
MALATYA TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜ KAYISI RAPORU
KAYISI – 2004
SUNUŞ
. Derya KADIOĞLU
Malatya Valisi
Haziran 2004
Malatya ilimizin ekonomik olarak en büyük geliri tarımsal faaliyetlerden özellikle kayısı üretiminden sağlanmaktadır. Dünya kuru kayısı üretiminde %90’lara yaklaşan pay ilimize aittir. Son yıllarda ülkemiz ekonomisi, kayısı ihracatından 150 Milyon dolar gelir elde etmektedir. Bununla beraber, yurtiçi tüketim ve dolaylı katkılarıyla il ve ülke ekonomisine yaklaşık 200 milyon doların üzerinde ilave gelir sağlanmaktadır. Malatya ve çevresinde 60 bin ailenin geçim kaynağı kayısı üretimidir.
Kayısı üreticisi eski yıllara göre daha bilinçli üretim yapmaktadır. Şimdi ise Avrupa Birliği ve dünya normlarına uygun ürün istihsali için teşvik edilmektedir. Gerek yaş gerekse kuru kayısı pazarında Avrupa ve dünya tüketicilerinin talepleri dikkate alınmalıdır. Özellikle fazla kükürt kullanımı ülke ihracatımıza olumsuz tesir yapmaktadır. Bunun için yoğun bir kampanya çalışması başta valiliğimiz olmak üzere Tarım İl Kuruluşları, Araştırma Enstitüsü, Üniversite ve İhracatçı Birlikleri ile birlikte başlatılmıştır.
2004 yılı Malatya Kayısı üreticilerine büyük kayıplarla başlamıştır. Ağır kış sezonu ve ilkbahar donları çok önemli rekolte kayıplarını beraberinde getirmiştir. Kayısı gelirlerinde düşüş sadece kayısı üreticilerini değil, Malatya ekonomisini bütünüyle etkilemektedir. Sosyal yardım kuruluşlarına başvuru önceki yıllara göre giderek artmaktadır. Çünkü özellikle kayısı üretiminde ara iş gücü olarak geçimini sağlayan kesim işsiz kalmıştır. Valiliğimizce bütün imkanlar zorlanarak bu sıkıntıları yaşayanlara yardım edilmeye çalışılmaktadır.
Ayrıca üreticilerin başka alternatif ürünlere yönelmesi için Tarım İl Müdürlüğünce uygulanan projelere İl Özel İdaresi katkıları önemli oranda arttırılmıştır. Kayısı ile ilgili güncel bilgilerin toplandığı KAYISI-2004 raporunun hazırlanmasında Tarım İl Müdürlüğü ve personeline teşekkür eder, Malatya üreticilerine 2004 yılı zararları için geçmiş olsun dileklerimle, bundan sonra bol, bereketli ve kazançlı ürünler temenni ederim.
Ahmet GÜLDAL
Tarım İl Müdürü
Haziran 2004
Malatya’nın sembol meyvesi kayısımızın üretiminden pazarlanmasına kadar olan safhalarda verim ve kalitenin arttırılması, dolayısıyla üreticilerimizin yüzünün gülmesi için Tarım İl Müdürlüğümüzce yoğun gayret sarfedilmektedir.
İlimiz bitkisel üretiminde en önemli yere sahip olan kayısının yetiştiriciliğinde üreticilerimiz büyük ölçüde bilinçli hareket etmektedirler.Özellikle kayısının iyi fiyat bulduğu yıllarda üreticilerimiz bakım, besleme ve bitki koruma yöntemlerini eksiksiz uygulamaktadırlar.Yılın büyük bölümünde bakım isteyen kayısı bahçelerinde hasat ve ürün kükürtleme konularında üreticilerimizin hassasiyetlerinin artmasına ihtiyaç vardır.Hasatta kaliteli ve temiz koşullarda hasat,kükürtlemede ise Avrupa Birliği ve Dünya normlarına uygun kükürt oranı, kuru kayısıda Pazar değerini ve pazarlama kolaylığını sağlayacak en önemli faktörlerdir.
2004 yılı Malatya kayısı üreticisi için çok zor bir yıl olmuştur.Nisan ayında meydana gelen ve – 12 C lere varan donlardan kayısı çiçekleri ve çağla formuna dönüşen meyveleri % 80 – 90 oranında zarar görmüştür.Birçok üreticimiz 2005 yılı üretim dönemine kadar gelir elde edemeyecek durumdadır.Serbest piyasada kayısı fiyatları birden iki kat artmış, ihracatçılarımız taahhütlerini karşılamakta zorlanmaya başlamıştır.Rekoltede ki yüksek düşüş yoğun gayretler sonucu oluşmaya başlamış olan yaş kayısı pazarını da olumsuz etkilemektedir.Son birkaç yıldır artan oranda seyreden yaş satım bu yıl önemli oranda gerileyecektir.
Tarım İl Müdürlüğü olarak üreticilerimizi alternatif ürünlere teşvik çalışmalarımız yoğun olarak devam etmektedir.Meyvecilikten sebzeciliğe yem bitkilerinden yağlı bitkilere ve bağcılığa kadar birçok projenin kapasiteleri arttırılmıştır.Bu projelerin uygulanabilmesi için Özel İdare bütçesinden verilen kaynaklar iki katına çıkarılmıştır.Sözleşmeli üretim teşvik edilerek üreticilerimize pazar garantisi sağlanmaktadır.
Hazırlamış olduğumuz Kayısı - 2004 raporunda mevcut durum ile birlikte dünya, ülkemiz ve ilimiz kayısı bilgileri, ayrıca sektörü ilgilendiren tarafların sorunları,beklentileri ve çözüm önerileri ortaya konulmaya çalışılmıştır.Bu çalışmanın ilgili kişi ve kuruluşlara yararlı olmasını dilerim.
İÇİNDEKİLER
SUNUŞ : Malatya Valisi
SUNUŞ :Tarım İl Müdürü
1-KAYISININ ANAVATANI,TARİHÇESİ VE SİSTEMATİĞİ
1.1.Kayısının Anavatanı ve Tarihçesi
1.2.Kayısının Sistematiği
2-ÜRETİM & TÜKETİM
2.1.Mevcut Durum
2.2.Türkiye Geneli ve Malatya Kayısı Üretimi
2.3.Dünya Kayısı Üretimi
2.4.Kayısı Tüketimi
3-MALATYADA YETİŞTİRİLEN ÖNEMLİ KAYISI ÇEŞİTLERİ VE ÖZELLİKLERİ
3.1.Hacıhaliloğlu
3.2.Hasanbey
3.3.Kabaaşı
3.4.Soğancı
4-KAYISI MAMULLERİ
4.1.Kayısının Besin Değeri ve Beslenme açısından Önemi
4.2.Naturel ve Kükürtlenmiş Kuru Kayısı
4.3.Kayısı Çekirdeği Besin Değeri ve Değerlendirilmesi
4.4.Alternatif Kayısı Mamülleri
5-YAŞ VE KURU KAYISI İŞLEME TESİSLERİ
5.1.Yaş Kayısı İşleme Tesisleri
5.2.Kuru Kayısı İşleme Tesisleri
6-DIŞ TİCARET
6.1.İthalat
6.2.İhracat
7-MALATYA KAYISICILIĞININ SORUNLARI VE ÇÖZÜM
ÖNERİLERİ
7.1.Üretim İle İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri
7.2.Pazarlama İle İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri
8-MALATYADA ORGANİK KAYISI YETİŞTİRİCİLİĞİ
8.1.Organik Tarım Nedir?
8.2.Malatya’da Organik Kayısı Yetiştiriciliği
8.3.Karşılaşılan Problemler
8.4.Tarım İl Müdürlüğünün Konu İle İlgili Çalışmaları
9-GÜNCEL KONULAR
9.1.2004 Yılı İlkbahar Don Zararı ve Hasar Tespit Sonuçları
9.2.Kayısıda Yüksek Kükürt Oranı İle Mücadele
9.3.Tarım Ürünleri Sigortası
9.4.EUREPGAP
9.4.1. Eurepgap Nedir?
9.4.2. Eurepgap’ ın Amacı
9.4.3.Malatya’da Eurepgap
1 – KAYISININ ANAVATANI, TARİHÇESİ VE SİSTEMATİĞİ
1.1. Kayısının Anavatanı ve Tarihçesi:
Bilimsel adına (Prunus armeniaca L. veya Armeniaca vulgaris Lam.) bakılarak başlangıçta anavatanının Ermenistan olduğu zannedilen kayısı, daha sonra yapılan araştırmalarda, bu meyve türünün orta Asya’dan batı Çin’e kadar uzanan bir yayılma alanının olduğu ortaya konmuştur. Bu gün Çin’in kuzey ve kuzey-doğu dağlık alanları, Hinjiang bölgesindeki Tian-Şan ve Altay dağları ile Orta Asya ve Mançurya’yı içine alan çok geniş bir bölgenin kayısının anavatanı olduğu bilinmektedir. Çin, Orta Asya ve Yakındoğu olmak üzere kayısının 3 gen merkezi bulunmaktadır.
Kayısı Çin’de milattan 3000 sene öncesine kadar bilinmekteydi. Büyük İskender’in Asya seferleri sırasında (M.Ö.330-323) İran ve Transkafkaslar üzerinden kayısı önce Anadolu’ya getirilmiştir. Yukarıdaki tarihi bilgiler kayısının Anadolu’da yaklaşık 2000 yıldan fazla bir geçmişinin olduğunu göstermektedir. Anadolu’dan Batıya yayılışı M.Ö. I.yüzyılda olmuş, daha sonra Romalıların Anadolu’yu istilası sırasında Ermeni tüccarları tarafından önce İtalya’ya , sonra Yunanistan’a götürülmüş , bu ülkelerde “Altın Elma” da denilen kayısının tarımına önem verilmiştir.
Kayısının İtalya ve Yunanistan’dan diğer Avrupa ülkelerine geçişi çok eskiye dayanmaktadır. Kayısının XIII. yüzyılda İngiltere’ye , XVII.yüzyılda ise Fransa ve Amerika’ya götürülmüş olabileceği tarihçiler tarafından ifade edilmektedir.
1.2. Kayısının Sistematiği
Takım : Rosales
Familya : Rosaceae (Gülgiller)
Alt Familya : Prunoidae
Cins : Prunus
Alt Cins : Prunuphora
Tür : Prunus armeniaca L.
Son zamanlarda bazı sistematikçiler Prunus cinsinin birbirine benzemeyen çok sayıda tür içermesi nedeniyle kayısıyı Armeniacea cinsine dahil ederek Armeniaca vulgaris Lam. olarak isimlendirmektedir.
2 – ÜRETİM ve TÜKETİM
2.1. Mevcut Durum:
Dünya kayısı üretimin %85’i Türkiye’de, bu oranın %95’i ise Malatya’da üretilmektedir. Kayısı üretiminde yıldan yıla hızla artan bir gelişme söz konusudur. Üretimde ki artışa paralel olarak taze ve kuru kayısı ihracatı da artmaktadır, ancak bu artış daha çok kuru kayısı lehine gerçekleşmektedir. Örneğin turfanda kayısı yetiştiriciliğine uygun olan Akdeniz bölgesindeki kayısı plantasyonlarında artış olmakla beraber üretimdeki artış yeterli hızda değildir. Taze kayısı ihracatında elde edilen gelir 1992 yılında 519.663 $ düzeyinde iken 1998 yılında 1.878.516 $’ a yükselmiştir. Kuru kayısı ihracatından elde edilen gelir ise 1992 yılında 79.376.609 $ iken 1999 yılında 128.423.842 $, 2003 yılında ise 152.000.000 $ olmuştur.
Son yıllarda taze ve kuru kayısı ihraç eden ülkelerin sayısında da önemli bir artış vardır. Özellikle İran ve Pakistan’ın yaş kayısı üretimindeki artışa paralel olarak kuru kayısı üretimlerinin de arttığı tahmin edilmektedir. Fakat bu ülkelerin dünya kuru kayısı ticaretindeki payları yok denecek kadar azdır.
Malatya kuru kayısısı yaklaşık 70 ülkeye ihraç edilmektedir, henüz 100’e yakın ülke Malatya kayısısını tanımamaktadır. Kuru kayısının dünya ticareti incelendiğinde ülkemizden kuru kayısı ithal eden başlıca ülkeler A.B.D. ve AB ülkeleridir. Ayrıca Rusya federasyonu, Avustralya, Kanada, İsrail, Mısır, Brezilya, Yeni Zelanda ve Japonya’da kuru kayısı ithal eden önemli ülkelerdir.
2.2. Türkiye Geneli ve Malatya Kayısı Üretimi:
Türkiye’nin en önemli kayısı üretim merkezi Malatya’dır. Türkiye üretilen yaş kayısının yaklaşık %50‘si,kuru kayısının ise %95’inden fazlası ilimizde üretilmektedir. Malatya aslında Türkiye’nin değil dünyanın en önemli kayısı üretim merkezidir. Dolayısıyla Malatya ilinin üretimi Türkiye’nin üretimini temsil edebilmektedir.Aşağıda tabloda 1980-2004 yılları arasındaki kayısı üretim miktarları verilmiştir. Tabloda dikkati çeken en önemli husus kayısı üretiminde yıllar arasında görülen dalgalanmalardır. 1996 yılında ilkbahar geç donları önemli ürün kayıplarına yol açmıştır. 2002 yılında ise bir önceki yıla göre yaklaşık %50 azalış, hava şartlarına bağlı olarak Nisan ve Mayıs aylarında meydana gelen meyve dökümleri ve bazı bölgelerde kayısının ilkbahar geç donlarından zarar görmesinden kaynaklanmıştır. Son olarak bu yıl ilkbaharda çiçeklenme döneminde meydana gelen don afeti 2004 yılı üretiminde büyük oranda verim kaybına neden olmuştur.
Tablo-1 Malatya ili 1980-2004 Yılları Arası Kayısı Üretim Miktarları :
YILLAR
MEYVE
Tablo-1 Malatya ili 1980-2004 Yılları Arası Kayısı Üretim Miktarları :
YILLAR
MEYVE VEREN AĞAÇ SAYISI (ADET)
YAŞ ÜRETİM (TON)
KURU ÜRETİM (TON)
AGAÇ BAŞINA ORT. VERİM (KG/AĞAÇ)
1980
1.023.500
28.892
6.626
28,2
1981
1.054.900
28.510
7.793
27
1982
1.152.250
49.896
14.551
43,3
1989
3.194.950
216.798
49.267
68
1990
3.326.015
91.830
21.050
28
1991
3.790.815
153.880
37.660
40,5
1992
3.898.015
161.468
39.474
41,4
1993
4.131.300
93.525
23.023
22,6
1994
4.405.600
263.371
66.935
59,8
1995
4.711.400
132.201
30.652
28
1996
4.821.400
83.847
18.343
17.4
1997
4.986.760
144.297
34.599
29
1998
5.106.623
296.989
73.510
58,1
1999
5.355.448
165.664
39.879
30,9
2000
5.643.558
330.724
78.212
58,6
2001
5.812.584
268.434
58.980
46
2002*
5.962.016
125.889
26.772
21
2003
6.083.000
227.504
50.025
36
2004*
6.228.700
78.101
Aşağıda grafikte üretim miktarlarındaki bu dalgalanmalar daha net olarak görülebilmektedir.Grafik ve tablodan da anlaşılacağı üzere kayısı üretimi doğa koşullarıyla doğrudan orantılı bir seyir izlemektedir.İklim şartlarının kayısı fizyolojisine uygun seyrettiği yıllarda rekolte artış gösterirken, aksi durumda önemli miktarlarda ürün kayıpları meydana gelebilmektedir. Bu durum en çok üreticiyi mağdur etmekle beraber gerek İlimiz açısından gerekse Ülkemiz açısından önemli miktarda gelir kaybına yol açmaktadır.
Grafik 1- Malatya İlinde Yıllara Göre Yaş ve Kuru Kayısı Üretim Eğrisi
Türkiye’de kayısı üreten illerden Malatya, Elazığ, Nevşehir ve Niğde kurutmalık, diğer iller ise sofralık amaca yönelik üretim yapmaktadırlar. Son yıllarda Kahramanmaraş’ın Elbistan, Elazığ’ın Baskil, Sivas’ın Gürün ve Adıyaman’ın Gölbaşı ilçelerinde kuru kayısı üretimine yönelik çok sayıda “kapama kayısı bahçesi” kurulmuştur.
2.3. Dünya Kayısı Üretimi:
Bir ılıman iklim meyvesi olan kayısı dünyanın birçok değişik iklim kuşaklarında değişik tür ve çeşitte yetiştirilmektedir. Ancak kayısının her iklim kuşağında yetişmesi verimlilik değildir.Bugün dünyada yaklaşık 400.000 ha kayısı üretim alanında yetiştirilen yaş kayısı miktarı 2.670 milyon ton olup,dünya nüfusunda fert başına yıllık tüketim 500 gr’ dır.
Türkiye kayısı üretiminde dünyanın en önde gelen ülkesi durumundadır. Ülkemizi İspanya, İtalya ve Fransa izlemektedir. Kuru kayısıda İran ve Pakistan önemli üretici ülkeler olup ileride dünya kayısı ticaretinde rakibimiz olabilecek potansiyel ülkeler konumundadır.
ÜLKELER
ÜRETİM (bin ton)
1994
1995
1996
1997
1998
Türkiye B.D.T.
459 184
281 262
241 324
306 305
490 312
İspanya İtalya
200 179
139 105
198 137
128 106
152 142
Fransa İran
155 170
101 193
176 215
157 198
160 198
ABD Pakistan
139 178
55 191
72 188
126 190
107 190
Fas Diğerleri
88 773
78 1405
88 1106
104 709
117 802
DÜNYA
2525
2078
2529
2349
2670
Kaynak: Anonim, 1998
Yukarıdaki tabloda önemli yaş kayısı üretimi yapan ülkeler sıralanmıştır.Bu ülkelerin başında % 20 lik bir üretim potansiyeliyle Türkiye bulunmaktadır.
2.4. Kayısı Tüketimi:
Ülkemizde toplam üretilen kayısının büyük bir çoğunluğu kurutmalık olarak değerlendirilmektedir.Özellikle Malatya’da üretilen kayısı çeşitlerinin kurutmalığa elverişli olması ve özellikle kuru kayısı alımı ve işlemesi yapan sanayinin var oluşu kuru kayısı üretimini teşvik etmekte ve üretilen kayısının % 95 gibi önemli bir kısmı kurutmalık olarak değerlendirilmektedir.
2000’li yıllara kadar hemen tamamı kurutmalık olarak değerlendirilen Malatya kayısısı 2001 yılından itibaren başta Tarım İl Müdürlüğümüz olmak üzere ilimizdeki birçok kurum ve kuruluşun gayretli çalışmaları ve özel sektörün girişimleriyle yaş olarak yurtiçi pazarlara girmiştir.2001 yılında 50 bin ton yaş kayısı yurtiçi pazara sevk edilmişken, 2002 yılında rekolte azlığı nedeniyle bu rakam 15 bin ton seviyelerinde kalmıştır.
Bununla beraber Iğdır, Mersin illerinde yetiştirilen kayısının tamamına yakını iç pazarda yaş (sofralık) olarak tüketilmektedir.Bu bölgelerimizde üretilen kayısının turfanda özelliği olması,kurutmalığa elverişli olmaması nedeniyle yaş tüketim açısından özellikle tercih edilmektedir.
3 – MALATYA’DA YETİŞTİRİLEN ÖNEMLİ KAYISI ÇEŞİTLERİ VE ÖZELLİKLERİ
3.1. Hacıhaliloğlu
Malatya’nın en önemli kurutmalık kayısı çeşididir. Malatya’daki kayısı ağacı varlığının yaklaşık % 73’ünü oluşturur. Meyveleri orta irilikte 23-25 g ağırlıkta, meyve şekli oval simetrik meyve kabuk ve et rengi sarı kırmızı yanak oluşturma eğilimindedir.Meyve az sulu, çok tatlı, aromalı, pH 4,5-4,8 SÇKM % 24-28’dir. Malatya da temmuz ayının 2. haftası olgunlaşır.
3.2. Hasanbey
Malatya’nın en önemli sofralık kayısı çeşididir. Ağaç şekli yayvan olup kuvvetli büyür. Meyve kalp şeklinde iri 40-55 g ağırlığında meyve eti sert dokulu ve tatlıdır. Meyve kabuk ve et rengi sarı , SÇKM % 18-22 , pH 4,9-5,1’dir. Malatya da Haziran sonu Temmuz başında olgunlaşır.
3.3. Kabaaşı
Malatya da 1970 li yıllarda yapılan bir selleksiyon çalışması sonucu bulunmuş kurutmalık bir çeşittir. Malatya da ağaç sayısı bakımından Hacıhaliloğlu çeşidinden sonra ikinci sıradadır. Ağaçları orta büyüklükte dik ve kuvvetli gelişir. Meyve orta irilikte 30-35 g ağırlığında , oval şekilli meyve kabuk ve et rengi sarıdır.Meyve tatlı pH 3,8-4,6 ve SÇKM miktarı % 24-26’dır.Malatya da Temmuz başında olgunlaşır.
3.4. Soğancı
Malatya Zirai Araştırma İstasyonu tarafından yapılan bir selleksiyon çalışması sonucu bulunmuştur. Ağaçları iri, dik-yayvan şekilli olup orta derecede verimlidir. Meyveleri 28-32 g ağırlığında , yuvarlak şekilli meyve kabuk ve et rengi sarıdır. Meyve tatlı, pH 4,5-4,7 ve SÇKM miktarı % 23-26’dır.Malatya da Temmuz ayının ikinci haftası olgunlaşır.
4 – KAYISI MAMULLERİ
4.1. Kayısının Besin Değeri ve Beslenme Açısından Önemi:
Kayısı insan sağlığı için önemli fonksiyonlara sahip bir meyvedir.İnsan vücudunun günlük enerji ve protein gereksiniminin karşılanmasında çok az katkıda bulunmakla birlikte mineral maddelerden potasyum,fosfor,kalsiyum ve demir bakımından,ayrıca A vitaminince (ß-karoten) çok zengindir. A vitamininin öncül maddesi olan ß-karoten vücudu ve organları saran epidel doku, göz sağlığı, kemik, diş gelişmesi ve endokrin bezlerinin çalışması için gereklidir. Bu görevlerinden başka A vitamini üreme ve büyümede, enfeksiyonlara karşı vücut direncinin artmasında önemli rol oynar. Ayrıca A vitamini organizmanın ve sağlıklı hücrelerin direncini arttırarak kansere karşı koruyucu görev yapmaktadır. Bu koruyucu aktivite sigara ve alkol kullananlar için daha da önemlidir. Serbest radikallerin oluşumuna ve hücre ölümüne neden olan protein ve yağ asitlerinin bozulma tepkimelerini önlemektedir.
Kayısının sodyumca fakir, potasyumca zengin olması nedeniyle kalp yetmezliği, böbrek hastalıkları, hepatit, siroz tedavisinde olumlu etkileri olduğu bilinmektedir.
Kuru kayısının beslenme ve sağlık açısından en önemli bileşiklerinden biriside diyet lifidir. Kuru kayısının 100 g’ ında yaklaşık olarak 24 g diyet lifi bulunur. Yetişkin bir insanın günlük diyet lifi gereksinimi ise 25 g dır. Diyet lifi sindirim sistemimizde salgılar, enzimler tarafından hidrolizlenemeyen polisakkarit ve lignin gibi bileşiklerden oluşmaktadır. Diyet lifi kabızlık, irritabl kolon sendromu, apandisit, hemoroit, diş hastalıkları, şişmanlık, şeker hastalığı, kroner kalp hastalıkları ve klon kanseri gibi hastalıkların oluşum riskini azaltmakta, bağırsakların düzenli çalışmasını sağlamaktadır.Aşağıda isimleri bulunan Akademisyenler tarafından yapılan araştırma ve tahliller neticesinde kayısının insan sağlığına olan yararları aşağıdaki şekilde tespit edilmiştir.
KAYISININ İNSAN SAĞLIĞI İÇİN FAYDALARI
Beynin düzenli çalışmasını sağlar, yorulmasını önleyip stresi azaltır.
Vücudun en önemli depo ve laboratuarı sayılan karaciğerin tahrip olan kısımlarının tamirini sağlar.
Kemiklerin çok daha düzgün ve sağlam olmasında önemli rol oynar.
Dişlerin daha sağlam ve kuvvetli olmasında etkisi vardır.
Böbreklerin taş teşekkülünü azaltır.
Kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.
Kalp kaslarını kuvvetlendirir ve daha düzenli çalışmasını sağlar.
Kan yapımını arttırarak kansızlığı önler, mide ve onikiparmak bağırsağı ülserini önler, oluşan ülseri tedavi eder.
Kayısının içeriğinde potasyum bakımında zengin, sodyum minerali düşük olması ve A vitamininin öz maddesi karotence zengin olması nedeniyle dengeli beslenmede önemli rol oynar.
Üreme sistemi üzerinde olumlu rol oynar, cinsel gücü artırır.
Kaynak:
Prof. Dr. Sevinç YÜCESAN (Hacettepe Ünv.)
Prof. Dr. Sabahattin USLU (İnönü Ünv.)
Prof. Dr. Mehmet PALA (TÜBİTAK)
Uz. Dr. Mehmet H. SÖZEN
4.2. Natürel ve Kükürtlenmiş Kuru Kayısı:
Dünyada üretilen kayısının önemli bir kısmı sofralık (yaş) olarak tüketilmektedir. Fakat kayısının hasat döneminin kısa oluşu ve çabuk bozulması nedeniyle kayısı daha çok kurutularak veya çeşitli şekillerde işlenerek değerlendirilmektedir. Kurutmalık kayısılar 2 ana kategoride ele alınır. Bunlar natürel ve kükürtlenmiş kuru kayısılardır.
7 Temmuz 1992 tarihinde TSE tarafından kabul edilerek zorunlu olarak uygulamaya konulan TS 485 kuru kayısı standartlarına göre bazı tanım ve özellikler aşağıda verilmiştir.
Natürel Kuru Kayısı: Kükürtdioksit ile işlem görmeden kurutulmuş kayısılardır.
Kükürtlenmiş Kuru Kayısı: Kükürtdioksit ile işlem görüp kurutulmuş kayısılardır.
4.3. Kayısı Çekirdeği:
Yerli kayısı çeşitlerinin çekirdeklerinin içi tatlı olup, yabancı ve zerdali formundaki kayısıların çekirdeklerinin içi ise çoğunlukla acıdır. Kayısı çekirdeklerinin tatlı olanları çerez olarak tüketilmekte, acı olanlar kozmetik ve ilaç sanayinde hammadde olarak kullanılmaktadır. Ayrıca kayısı çekirdeğinin tohum ve kabuğundan badem yağı, yemeklik yağ, aroma esansı gibi maddeler elde edilmektedir.
Kayısı çekirdeği içi şekerleme ve diğer gıda alanlarında kullanılmakla beraber, bir bölümü de kuru kayısı ile birlikte veya ayrı olarak ihraç edilmektedir. 2000 yılı içerisinde Malatya TSO kayıtlarına göre 3.447.705 kg tatlı çekirdek, 1.084.010 kg acı çekirdek ilimizden satılmıştır. Bu miktarın büyük bir çoğunluğu ihracata, kalan miktarı ise iç tüketimde kullanılmıştır. Ülkemizde 2000 yılı içerisinde 2.954.876 kg kayısı çekirdeği satılmış ve karşılığında 3.103.076 $ gelir elde edilmiştir.
4.4. Alternatif Kayısı Mamulleri:
Kayısı taze ve çeşitli şekillerde işlenmiş mamuller olarak tüketilmektedir. Türkiye ve dünyada tüketilen önemli işlenmiş kayısı mamulleri þunlardэr; Minimal işlenmiş kayısı, Dondurulmuş kayısı, Kayısı konservesi, Kayısı pulpu, Kayısı nektarı, Kayısılı içecekler, Kayısılı pulp konservesi, Kayısı reçeli,marmelatý, jölesi ve kremasý, Yeşil kayısı turşusu (Japonya’da yaygýn), Kuru kayısı, Toz kayısı, Kıyılmış, küp doğranmış kuru kayısı, Ekstrüzyon kayısı mamülleri (Pestil vb.), Kayısı şekerlemeleri, Kayısı ekstraktı ve esansı, Kayısı likörü, Kayısı jelatin mamulleri, Kayısı brendi, Kayısılı pasta, kek, bar vb. mamullerdir.
5 – YAŞ VE KURU KAYISI İŞLEME TESİSLERİ
5.1. Yaş Kayısı İşleme Tesisleri:
İlimize özellikle 2000 li yıllardan sonra İl Müdürlüğümüzün yoğun gayretleri neticesinde kayısı yaş olarak iç ve dış pazarlara gönderilmeye başlanmış,bu amaçla gerek il dışından gelen firmalar, gerekse İlimizde özel sektörün girişimleriyle yaş kayısı alımı ve pazarlanması önemli aşama kaydetmiştir.Kuru kayısı tesislerine nazaran çok yeni olan yaş kayısı tesisleri ve yaş alım yapan firmalar aşağıda tabloda verilmiştir.
Tablo 3- Yaş Kayısı işleme Tesisleri ve Yaş Alım Yapan Firmalar :
FİRMA ADI
TELEFON & FAKS
2003 YILI KAPASİTESİ
2003 YILI YAŞ KAYISI İHRACATI
VESTA TARIM ÜRÜNLERİ A.Ş.
Tel : (0422)426 2520 Faks : (0422) 426 2519
3000 ton
800 ton
AVCI TİC. SAN A.Ş.
BARIŞ TARIM A.Ş.
Tel : (0422)315 04 92 Faks: (0422)315 04 94
Tel : (0242) 340 15 16 Faks:(0242) 340 15 16
5000 ton 3000 ton
1500 ton 100 ton
5.2. Kuru Kayısı İşleme Tesisleri:
Kuru kayısı sektöründe faaliyet gösteren kuruluşlar, büyük ölçüde kurutmalık kayısı üretiminin yapıldığı Malatya ilinde ve kuru kayısı üretimindeki payı çok düşük olmasına rağmen ihracatın yoğun olarak gerçekleştirildiği İzmir ilinde toplanmıştır. İlimizde faaliyet gösteren yaklaşık 50 civarında kuru kayısı işleme tesisi ve ihracatçı firma bulunmaktadır. Bu tesisler kuru kayısı yanında kayısı çekirdeği ve diğer kayısı mamullerini de işlemektedirler.
6 – DIŞ TİCARET
6.1. İthalat
Türkiye’de önemli sayılabilecek düzeyde yaş ve kuru kayısı ithalatı yapılmamaktadır.
6.2. İhracat
Ülkemiz ihracatında kuru kayısı ihracatı çok önemli bir yer alırken aynı durum taze kayısı ihracatı için söz konusu değildir. Ancak son yıllarda AB ve Ortadoğu ülkelerine yapılan taze kayısı ihracatında artış kaydedilmiştir.
Tablo 4 – Kuru kayısı İhracat ve Ortalama İhraç Fiyatları :
YILLAR
İHRACAT MİKTARI (KG)
İHRACAT GETİRİSİ ($)
1 KG KURU KAYISININ İHRAÇ FİYATI ($)
1980
8.264.722
23.577.678
2,852
1981
6.374.245
22.906.807
3,593
1982
10.784.843
26.072.501
2,417
1989
28.261.773
56.702.533
2,006
1990
32.409.237
71.929.072
2,219
1991
30.056.071
69.231.326
2,303
1992
34.476.532
84.601.119
2,454
1993
33.063.329
83.405.505
2,522
1994
46.175.709
89.381.293
1,935
1995
52.778.881
100.074.244
1,896
1996
43.370.000
106.784.816
2,462
1997
45.544.838
122.235.690
2,684
1998
50.655.724
119.821.425
2,365
1999
57.039.784
128.423.842
2,251
2000
72.990.788
111.439.190
1,567
2001
100.626.000
89.522.741
0,899
2002
70.150.738
122.462.402
1,746
2003
73.000.000
152.000.000
2,086
Kaynak : Tarım İl Müdürlüğü Malatya 2003
Tablo 5 – Yaş kayısı İhracat ve Ortalama İhraç Fiyatları :
Ülkeler
İhracat (kg)
Değer (Dolar)
Fransa
16.824
23.118
Bel-Lüx
32.150
29.247
Hollanda
538.612
583.884
Almanya
1.610.214
1.937.342
İtalya
64.800
32.530
İsveç
16.800
12.154
Avusturya
577.305
298.736
Letonya
32.000
12.994
Kuveyt
188.479
1.052
Suudi Arabistan
962.656
241.080
K.K.T.C.
28.968
11.118
Dubai
27.160
5.510
Umman
54.496
31.599
İngiltere
20.954
31.122
Bulgaristan
243.124
91.593
Rusya Federasyonu
103.677
58.443
Yunanistan
19.130
4.923
Diğerleri
50.146
26.298
TOPLAM
4.587.495
3.432.743
Kaynak : Akdeniz İhracatçılar Birliği 2003
2003 Yılı Malatya İli Kuru Kayısı İhracatı Yapılan Ülkeler ve Miktarları :
ÜLKE ADI
KURU KAYISI MİKTARI (Kg)
ÜLKE ADI
KURU KAYISI MİKTARI (Kg)
ALMANYA
5.488.769
KIBRIS
4.625
AMERİKA
15.871.763
KORE
82.700
AVUSTURALYA
2.665.449
KOSOVA
504
B.A.E
59.025
KUVEYT
150
BARBADOS
313
LATVİYA
204.500
BREZİLYA
442.231
LETONYA
89.437
BULGARİSTAN
10.248
LİTVANYA
496.250
CEZAYİR
276.219
MACARİSTAN
113.300
ÇEK CUMHURİYETİ
20.020
MAKEDONYA
10.000
ÇEKOSLOVAKYA
405.770
MALEZYA
5.000
DANİMARKA
122.503
MALTA
36.103
DUBAİ
40.000
MEKSİKA
52.225
EGE SERBEST BÖLGE
526.720
MERSİN S.BÖLGE
625
FAS
124.000
MISIR
232.500
FİLİPİNLER
825
MOROKKA
15.000
FRANSA G.
3.565.809
NORVEÇ
93.500
AFRİKA
138.000
POLONYA
953.790
HİNDİSTAN
63.000
PORTEKİZ
118.750
HOLLANDA
1.323.013
RUSYA
7.879.473
HONG KONG
8.750
S.ARAB ISTAN
84.000
IRAK
377.000
SENEGAL
500
İNGİLTERE
3.333.356
SIRBİSTAN
36.000
İRLANDA
5.600
SİNGAPUR
224.360
İSPANYA
435.930
SLOVAKYA
12.612
İSRAİL
1.232.795
SLOVENYA
67.502
İSVEÇ
282.040
SURİYE
60.075
İSVİÇRE
153.498
TUNUS
12.000
İTALYA
289.135
UKRANYA
652.827
İZLANDA
18.750
URUGUAY
1.250
JAPONYA
146.250
Y.ZELLANDA
655.650
K. ADALARI
38.800
YUNANİSTAN
1.096.435
KANADA
1.604.283
TOPLAM
52.309.282
Kaynak: Tarım İl Müdürlüğü 2003 (Aralık ayı itibari ile)
Avusturya , Kanada ve Yeni Zelanda önde gelen ihraç pazarlarımızdır. İsrail , Japonya Hong Kong , Brezilya ve Mısır ise özellikle son yıllarda kuru kayısı ihracatımızın arttığı ve önümüzdeki yıllarda daha da artması beklenen potansiyel pazarlar olarak görülmektedir. Sınır ve bavul ticareti ile de kayısı ihracatı yapıldığından gerçek ihracat yukarıda verilen rakamların üzerindedir.
7 – MALATYA KAYISICILIĞININ SORUNLARI ve ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
7.1. Üretim İle İlgili Sorunlar ve Çözüm Yolları
İlkbahar Geç Donları: iklim koşullarının olumsuz seyretmesi nedeniyle oluşan ürün kayıpları ve çiçek dönemindeki yağışlardan kaynaklanan hastalıklar ile verim ve meyve kalitesi düşmektedir.
Kayısı bahçelerinin soğuk hava kütlesinin biriktiği taban alanlar yerine, hafif eğimli arazilere kurulması
Girdi Fiyatlarının yüksek olması ve devamlı artış göstermesine rağmen, ürün fiyatlarında ki inişli-çıkışlı dakjalanmalar,üreticileri mağdur etmekte, girdilerin yeterli miktarda ve zamanında temin edilmesini engellemektedir.
Üründe fiyat dalgalanmalarının önüne geçilerek, özellikle Kayısı Birlik Kooperatifi'nce istikrarlı bir fiyat politikasının ortaya konması gerekir.
Fidan temininde karşılaşılan güçlükler,kayısı
üreticilerimizin mağduriyete e neden olmaktadır Özellikle ilimize aşandan sert çekııdeklı meyve fidanı girişinin yasak oluşu,buna rağmen Malatya da sertifikalı fidan üretiminin yapılmayışı ve çiftçilerimizin fidanlığı piyasadan temin etmesi önemli bir sorun dur Gübreleme: Kayısı bahçelerinin genelinde gübreleme bilinçli şekilde yapılma maktadır.Çiftlik gübrelemesinin eksikliği, kimyevi gübrelemenin ise dengesiz ve tekniğine uygun olmayan bir şekilde yapılışı, önemli bir teknik sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.
Özel sektörün Sertifikalı fidan üretimi yapması yönünde teşvik edilmesi, gerek Malatya'nın gerekse kaysı üretimi yapan civar illerin sert çekirdekli meyve fidanı ihtiyacının Malatya dan karşılanması sağlanmalıdır Toprak tahlili yapılarak sonuçlar doğrultusunda doğru ve tekniğine uygun gübreleme yapılması için uygulamalı yayım çalışmaları yapılmalıdır.
Sulama: Kayısı yetiştiriciliğinin en önemli olan fakat en az gündeme gelen sorunlarından biride çiftçimizin su temininde ve sulamada karşılaştığı güçlüklerdi! Mevcut kayısı bahçelerinin yaklaşık %20 sının elektrik enerjisiyle sağlanan su ile sulanması, topografık koşulların uygun olmamasına rağmen sulamanın büyük oranda ta İma sulama yöntemleriyle yapılıyor olması sulama işçiliği giderinin ilaçlama, gübreleme ve hasat işçiliği giderinden daha fazla oluşu sulama sorununun varlığını ortaya koymaktadır
Sulamada az su ile daha çok alan sulayabilmek, enerji ve isçi giderlerini asgariye indirerek üretim maliyetini düşürmek için basınçlı sulama sistemlerinin yaygınlaşması amacıyla proje uygulamaları yapılmalı ve bu hususta çiftçiye gereken destek sağlanmalıdır
Hasat aşamasında gerekli hassasiyetin gösterilmemesi nedeniyle gerek meyve kalitesi düşmekte gerekse ağaç sürgünleri zedelenmektedir.
Hasat, meyveler hasat olgunluğuna ulaştığında ve tekniğine uygun olarak yapılmalıdır.
Kükürtleme : Kurutmalık kayısıların kükürtlenmesi aşamasında standartlara uygun Kükürtleme Odalarının ve kaplarının kullanılmayışı,ayrıca istenen değerlerin çok üstünde kükürt kullanılması, üretim aşamasındaki önemli teknik sorunlardan birisidir.
Uygun kükürt oranının elde edilebilmesi için Tarım İl Müdürlüğünün konuyla ilgili tavsiyeleri dikkate alınmalıdır.
Koruyucu kültürel tedbirlerin uygulanması noktasında çiftçimiz istenen düzeyi henüz yakalayamadığından hastalık ve zararlılarla mücadele zorlaşmakta ve maliyeti artmaktadır.
Bahçe dikiminden, budamasına gübrelemeden, sulamaya kadar yetiştiriciliğin her aşamasında tarım kuruluşlarının teknik tavsiyeleri doğrultusunda hareket edilmelidir.
Hijyen ve Temizlik Hasatla başlayıp mamul hale dönüşünceye kadarki aşamalarda hijyenik koşutların tam olarak oluşmadığı gözlemlenmektedir Bu durum urun kalitesini düşürmekte ve pazarlama olanaklarını zorlaştırmaktadır Depolama: Çiftçi koşullarında uygun depolama imkanlarının olmayışı,mamul haldeki kuru kayısının uygun olmayan koşullarda ve uzun süreli depolanması üründe kalite ve kantite açısından önemli kayıplara neden olmaktadır.
Özellikle hasat esnasında, kükürtleme sonrası kurutma işlemlerinde ve mamul hale gelinceye kadar ki tüm aşamalarda temizliğe azamı dikkat gösterilmelidir.
İlimizdeki soğuk hava depolarının sayısının ve kapasitesinin arttırılması gerekmektedir.
7.2. Pazarlama İle İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri:
Kuru kayısı fiyatlarında belli bir istikrar olmaması, bilakis yıllara göre inişli-çıkışlı dalgalanmalar olması bununla beraber ürün bedellerinin özellikle üreticilere peşin ödenmemesi uzun vadeli alımların yapılması.
Bu konuda özellikle Kayısı alımı ve ihracatı
yapan özel sektör temsilcilerinin ve Kayısıbirlik vin üreticileri mağdur etmeyecek bir fiyat politikası belirlemeleri
gerekmektedir.
Yaş kayış» pa/a ı lamasın da soğuk imarın oluşmaması, bu hususta ilimizdeki soğuk hava depolarının yeterse .soğuk sevkıyatın maliyetinin yüksek oluşu, arzu edilen ihracat seviyelerine ulaşmanın önünde bir engeldir
ilimizde gerek özel sektör eliyle, gerekse
Tarımsal Kalkınma Koop. Projeleri
kapsamında yeni ve kapasiteli soğuk hava
tesislerinin kurulması
Mevcut pazarlarımıza ilave olacak yeni pazarlara ulaşmada karşılaşılan güçlükler.
Kayısının kuru olarak pazarlama sürecinde karşımıza çıkan önemli hususlardan bir tanesi de nem oranıdır. Nem oranının istenenden fazla olması satışı zorlaştırmaktadır.
Üreticilerimizin konuyla ilgili
bilinçlendirilmesi, nem ölçüm cihazı
kullanımının yaygınlaştırılması
Kayısı ve mamullerinin gerek iç gerekse dış pazarda gerektiği kadar tanıtılmayışı. Pazarlama departmanlarının ve dışarıya tanıtım olan reklamın istenen düzeyde yurtdışında yapılmaması ve bunlarla ilgili fuarlara katılımın çok yetersiz olması.
Kayısı ile ilgili tüm kuruluşların ve özel
sektörün konuyla ilgili çalışmalar yapması,
web sitesi hazırlamaları ve fuarlara
katılmaları
Sektör açısından yabancı lisan bilen eleman veya yöneticinin yeterli sayıda ve düzeyde olmaması ve böylece ihracatçı firmaların bir başka kuruluşa bağımlı hale gelmeleri önemli bir sorundur.
Kalifiye eleman temini için İŞ KUR Müdürlüğü ve KOSGEB ile ortak çalışmalar
düzenlenebilir.
ihracatçıların yabancı piyasa karşısında farklı fiyat teklif etmeleri veya aynı kalitede kuru kayısı için fiyat kırımına gitmeleri,iç piyasada ise rekabet yerine işbirliği ve tekel anlayışı içerisinde piyasayı yönlendirmesi pazarlamada yaşanan kaoslardandır.
Üreticilerin haklarının korunması ve
mağdur edilmemeleri için Kayısıbirlik
Kooperatifinin mali yapısının güçlenmesi,
ihracatta söz sahibi bir konuma yükselmesi
Malatya'daki özel sektörün kayısı ihracatında en büyük handikabı sevkiyatın Mersin ve İzmir Limanından yapılması nedeniyle nakliye konusudur.
Taze kayısı için Pazar bulmada güçlük çekilmekte, kaliteli kayısıların taze olarak satılması kuru kayısı kalitesini düşürmektedir. Ayrıca yaş kayısı hasat, ambalaj ve nakliyesinde organizasyon eksikliği.
Kuru kayısıda kükürt oranlarının yüksek oluşu özellikle AB ülkelerine olan ihracatı olumsuz etkilemektedir. Yüksek kükürt oranından dolayı ihracat yapamadığımız ülkeler bulunmaktadır.
Kükürt oranının istenen düzeylere
indirilmesi için özellikle hasat döneminde
yerel TV'lerde ve mahallinde ve uygulamalı
yayım çalışmaları yapılmalıdır.
8 – MALATYA'DA ORGANİK KAYISI YETİŞTİRİCİLİĞİ
8.1. Organik Tarım Nedir?
Ekolojik tarım (organik tarım) üretimde kimyasal girdi kullanmaksızm üretimden tüketime, her aşamasında, kontrollü bir üretim biçimidir. Amaç: toprak ve su kaynakları ile havayı kirletmeden, çevre, bitki hayvan ve insan sağlığını korumaktır. Bu amaçla; biyolojik mücadele (bambus arıların ve faydalı böceklerin üretimi ve kullanımı), erken uyarı doğal olarak elde edilen gübrelerin kullanımı önem kazanmaktadır.
8.2. Malatya'da Organik Kayısı Yetiştiriciliği
İlimizde teknik bilgi ve gerekli altyapı çiftçilere proje sahibi şirketler tarafından sağlanmaktadır. Ayrıca kontrol ve sertifikasyon masrafları da şirketlerce karşılanmaktadır. Organik tarıma üreticilerin ilgi göstermesinin temel nedeni 'pazar garantisi' beklentisidir.Ancak eğitimli kadro eksikliği, uygulamalarda henüz kayısıya yönelik yeterli teknik bilginin noksanlığı, kontrol sertifikasyon bedellerinin yüksek oluşu ve organik tarıma yönelik; kullanımına izin verilen girdilerin bulunmayışı temel problemlerdir.
İlimiz organik tarım üretimi ve ihracatı; Kaystar, Diyartarım, Nimeks, Kırıcı ve Akbaş gibi firmalarca gerçekleştirilmektedir.
Tablo 6- Malatya İli Organik Kayısı Üretici Firmalar:
FİRMA ADI
YILI
İLÇE
ÇİFTÇİ SAYISI
ALAN (Ha)
ÜRETİM MİKTARI (Ton)
İHRAÇ EDİLEN ÜLKELER
İHRAÇ FİYATI $/Ton
DİYAR TARIM
2002
Da rende
5
200
150
Almanya
3200
2002
Yazıhan
5
40
20
NİMEKS
2002
Akçadağ
Doğanşehir
41
317.2
1214,5
ABD
Almanya Fransa İngiltere Yeni Zelanda İtalya
2100 2500
KIRICI
2002
Battalgazi
Mülkiyeti Firmaya ait arazilerde
681
İngiltere ABD Hollanda Almanya Fransa
Tablo 7- Malatya İli Organik Kayısı Üretim Miktarları :
ÜRÜN ADI
ÜRETİM (Ton)
İHRACAT (Ton)
İÇ TÜKETİM (Ton)
KAYISI
5.045,10
1.235,75
25,10
KAYISI ÇEKİRDEĞİ
33,25
33,11
-
ZERDALİ
10
-
10
Kaynak: TÜGEM, 2004
8.3. Karşılaşılan Problemler:
• Girdi ve pazarlama konularında gerekli tedbirleri almak gerekmektedir. Tüccarın daha önce üreticiyle anlaştığı fiyata uymaması, hasat zamanı yine düşük fiyatla ürünü almak istemesi organik kayısı yetiştiriciliğine olan güveni sarsmaktadır.
• Organik kayısıların işlenerek tüketiciye organik işlenmiş ürün olarak satışı durumunda gelir de iki katına yakın artış görülmektedir. Bu nedenle konserve, reçel gibi yan ürünleri işleyecek tesislerin kurulması teşvik edilmelidir.
• Organik ürün işleyen tüm ülkeler üreticilerine teşvik uygulamaları yapmaktadır. Ülkemizde ise karþýlýksýz teþvik verilmemekte, ancak organik tarım yapan üreticiler, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nca organik tarım üretiminde bulundukları onaylandığında, yapılan projenin büyüklüğüne göre 3 yıl vadeli yatırım kredisi, 1 yıl vadeli işletme kredisini % 12 faizle Ziraat Bankasından alabilmektedirler.
• Organik ürünlerde laboratuar analiz ücretlerinin çok yüksek oluşu üreticiler tarafından olumsuz karşılanmaktadır.
8.4. Tarım İl Müdürlüğünün Konu ile İlgili Çalışmaları:
Avrupa Birliği’ne uyum çalışmaları çerçevesinde 91/676/EEC Sayılı “Tarımsal Kaynaklı Nitratın neden olduğu kirliliğe karşı suların korunması” direktifine karşılık 18 Şubat 2004 Tarih ve 25377 Sayılı Resmi Gazete’de “Tarımsal Kaynaklı Nitrat Kirliliğine Karşı Suların Korunması Yönetmeliği” yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Yayınlanmış olan bu Yönetmenlik çerçevesinde Malatya Tarım İl Müdürlüğü Kontrol Şube Müdürlüğü’nce barajlarda belirlenen istasyonlardan alınan su örnekleri üzerinde yapılan nitrat analizleri ile İlin su ve topraktaki ilaç ve gübre kalıntılarının durumu izlenmektedir. Minimum kabul edilir nitrat düzeyi 5 mg/lt iken Malatya için sevindiricidir ki yapılan ölçümlerde en fazla nitrat düzeyi 0.27 mg/lt olarak tespit edilmiştir. Bu sonuçlar Malatya yöresinin organik tarım üretimine uygun olabileceğini göstermektedir.
9 – GÜNCEL KONULAR
9.1. 2004 Yılı İlkbahar Don Zararı ve Hasar Tespit Sonuçları:
2004 yılında 2-5 Nisan tarihlerinde İlimiz genelinde kayısıda “Don Zararı” görülmüştür.Sıcaklık zaman zaman -12.4 C ye kadar düşmüştür. Uzun yıllar yöre çiftçisi özellikle 20-24 Nisan tarihlerinde don zararı ile karşı karşıya kalmıştır.Ancak bu zararlanmalar lokal bölgeler şeklinde olmuştur. 2004 yılında yaşanan zararlanma ise il genelinde gerçekleşmiştir. İl Müdürlüğümüze başvuruda bulunan 14 ilçeden 338 köyde 25334 adet çiftçi ailesinde 686608 dekar kayısı arazisinde yapılan “Hasar Tespit” çalışmalarında üründe yaklaşık %78 oranında zararlanma tespit edilmiştir.
İlimize bağlı ilçelerde en fazla zararlanma; Akçadağ, Yeşilyurt, Darende, Yazıhan ilçelerinde, en az etkilenme ise; Kuluncak, Hekimhan, Kale, Doğanyol, Battalgazi ve Arguvan ilçelerinde belirlenmiştir.
9.2. Kayısıda Yüksek Kükürt Oranı ile Mücadele :
Ege, İstanbul, Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ile Malatya Tarım İl Müdürlüğü kuru kayısı ihracatının en önemli sorunlarından olan yüksek kükürt oranının kabul edilebilir sınırlara düşürülmesi için birlikte çalışma başlatmışlardır.
Bu doğrultuda kuru kayısı ihracatında en büyük engel olarak ortaya çıkan 2000 ppm ve üzerinde kükürt oranının sorun olmaktan çıkması için Malatya ilinde ortak çalışma kararı almışlar ve zaman kaybetmeden konuyla ilgili çalışmalara başlamışlardır.
Son iki toplantısını Malatya İlinde yapan Birlik Yönetim Kurulu, kuru kayısıda yüksek kükürt kullanımından vazgeçilmesi için üreticilere yapılacak her türlü yayım ve bilgilendirme çalışmalarına destek sağlama kararı alınmıştır.
Malatya’daki toplantılarına Sayın Vali O.Derya KADIOĞLU ile Tarım İl Müdürü Ahmet GÜLDAL’ da katılarak, yüksek kükürt oranının azaltılması için kampanya şeklinde yoğun bir yayım çalışması yapılması planlanmıştır.
Kaynağını Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birliğinin karşılayacağı çalışmalarda Tarım İl Müdürlüğü bütün birimleriyle görev alacak, ayrıca Birlik tarafından ücretleri karşılanacak 15 Ziraat Mühendisi köylerde 60 gün süre ile kükürtleme çalışmalarını takip edeceklerdir. Uygulama planında yer alan diğer faaliyetler şunlardır:
Toplam maliyeti 85 Milyar TL olan 10 adet standart ölçülerde kükürtleme odası yaptırıldı.
50.000 adet açıklayıcı broşür yaptırıldı.
50.000 adet el ilanı ve afiş yaptırıldı.
Yerel TV ve basında programlar düzenlendi.
5 ‘ er adet “Kükürt Ölçüm Cihazı” ve “Nem Ölçüm Cihazı” alınması kararlaştırıldı.
Ayrıca tüm bu faaliyetlerin yürütülmesi için İl Müdürlüğümüze akaryakıt desteği sağlanacaktır.
9.3. Tarım Ürünleri Sigortası :
Tarımın iklim şartlarına bağlı olması nedeniyle, sel, don, dolu kuraklık gibi olumsuz hava koşulları sonucunda; bir gecede, birkaç saat içinde üreticinin bir yıl boyunca verdiği emek bir anda yok olmakta bu durum ise ülkemizde tarımda çalışan yaklaşık 23 milyon civarında bir nüfusun zaman zaman mağdur olmasına yol açmaktadır.
Ülkemizde Nisan 2004 ayının ilk haftasında meydana gelen don olayları nedeniyle İlimiz Bölgesinde Kayısı ağaçlarında, Ege Bölgesi’nde üzüm bağlarında, Marmara Bölgesi’nde şeftali,
armut ve çiçek seralarında, Karadeniz Bölgesi’nde fındık ağaçlarında, İç Anadolu Bölgesi’nde elma ve ekmekli buğdayda ve başka birçok üründe büyük kayıp oluşmuştur.
Geçimini yılda bir kere elde edilen bu ürünlerden sağlayan bir çok üretici çiftçimiz don olayları sonucunda ekonomik kayba uğramış ve hatta geçimini temin edemeyecek duruma düşmüş olmalarına rağmen, üreticilerimize hiçbir destek veya yardım yapılmamaktadır. Tarımsal üretimin don, kuraklık, sel gibi risklerin etkisine açık bir yapıda olması nedeniyle hasat gerçekleşinceye kadar ki süre içerisinde her an için doğal afetlere uğrama riski mevcuttur. Bu nedenlerle ülkemizde de doğal riskler sonucu meydana gelen zararların karşılanması amacıyla Tarım Sigortaları Uygulamasına 1960’lı yıllarda başlanmış olmasına rağmen, sigorta primlerinin yüksek olması ve çiftçilerimizin ekonomik durumunun zayıf olması nedeniyle tarım sigortaları yaygınlık kazanamamıştır.
58.Hükümetimiz tarafından açıklanan Acil Eylem Planında 12 ayda tamamlanması planlanan projeler arasında yer alan ve büyük önem arzeden “Tarım Ürünleri Yasa Tasarısı” halen çıkarılamamıştır.
Özellikle 2004 don afetinden sonra Malatya kayısısında meydana gelen büyük zararlar karşısında Malatya çiftçisi Tarım Sigortaları Yasasının çıkmasını dört gözle beklemektedir. Üreticimiz 2-3 yılda bir meydana gelen böylesi zararlar karşısında tek çarenin sigorta olduğu gerçeğine inanmıştır. Üreticiler yasanın biran önce çıkması için ilgili birimlerin harekete geçmesini istemektedirler. Birçok üretici ve sivil kuruluşları Tarım ve Köy İşleri Bakanlığına yoğun başvurularda bulunmakta ve sonucunu beklemektedirler.
Şu aşamada ilgili Devlet Bakanlığı tarafından taslağı hazırlanarak Başbakanlığa arzedildiği bildirilen yasa taslağının, bir an önce ve üreticimizin derdine çare olacak biçimde kanunlaşması için Malatya’lı üreticinin gözü TBMM’ye çevrilmiş durumdadır.
9.4. EUREPGAP
9.4.1. EUREPGAP NEDİR?
Ülkemiz son yıllarda bahçe ürünleri ihracatında özellikle tarımsal ilaç kalıntıları bakımından önemli sorunlar ile karşılaşmaktadır. Bu durum Türk bahçe ürünlerinin imajını olumsuz bir şekilde etkilemekte ve ülkemizin Avrupa ülkelerine bahçe ürünleri satabilmesini zorlaştırmaktadır. Avrupa Birliği ülkelerindeki büyük perakendeci kuruluşlar (süper ve hipermarketler) kendi toplumlarının sağlıklı tarımsal ürünler tüketimini temin etmek için bu ülkelerde yetiştirilen ve dışarıdan ithal edilen tarımsal ürünlerde aranan minimum standartları yeni bir düzenleme yaparak belirlemişlerdir. EUREPGAP adı verilen bu protokol Avrupa Gıda Perakendecileri (The Euro Retailer Producer Group) tarafından 1999 yılında hazırlanmış ve 1782002 sayılı yeni AB Gıda Yönetmeliği ile 01.Ocak.2005 tarihinde AB’de yasal bir nitelik kazanacak olan gıda izlenebilirliği (traceability) ise hem İyi Tarım Uygulamalarını hem de Kalite Yönetimi Uygulamalarını bünyesinde barındırmaktadır.
Bu protokol , bugün belli başlı süper ve hipermarket zincirleri tarafından kabul edilmekte ve istenmekte olup yakın gelecekte özellikle Avrupa Birliği ülkelerine ithal edilecek tüm bahçe ürünlerinde uyulması gerekli bir ön koşul haline getirilecektir. Bu protokolün hızlı bir şekilde üreticilerimiz ve ihracatçılarımız tarafından benimsenerek gerekli önlemlerin acilen alınması gerekmektedir.
9.4.2. EUREPGAP’IN AMACI
Son yıllarda dünyanın her yerinde piyasaya sürülen ürünlere karşı tüketici bilinci artmaktadır. Tüketici artık , satın alacağı ürünün çevreye dost , insan sağlığına uygun ve güvenli bir şekilde üretildiğinden emin olmak istemektedir. Bu istekler ; pazara sürülecek olan ürünlere standart getirme konusunda üreticileri ve perakendecileri ortak bir noktada birleştirmektedir. Bu gelişmeler; kalite kavramına yeni bir boyut kazandırmaktadır. Ulusal ve uluslar arası platformda;
Tüketiciyi koruma altına almak,
Gıda güvenilirliği şartlarını belirlemek (HACCP),
Tüketicinin satın alacağı ürünlere karşı güvenini artırmak,
Arz zinciri boyunca en yüksek verimi elde etmek amacıyla bir takım girişimlerde bulunulmaktadır.
9.4.3. MALATYA’DA EUREPGAP
Malatya Tarım İl Müdürlüğü olarak ilimiz çiftçilerinin oluşan bu gelişmeler karşısında tam bir bilgilendirmeye kavuşturmak amacıyla “EUREGAP” birimi oluşturulmuştur. Bu konu ile ilgili olarak çiftçilerimize bilgilendirme toplantıları düzenlenmiş, ayrıca yerel basın aracılığı ile konu sürekli gündemde tutulmaya çalışılarak yöre çiftçisinin EUREPGAP hakkındaki bilgisinin arttırılması hedeflenmiştir.
Tarım İl Müdürlüğü olarak bu konudaki hedefimiz, 1 Ocak 2005 tarihinde yürürlüğe girecek olan EUREPGAP PROTOKOLÜ’ ne en hızlı ve sorunsuz olarak başta kayısı yetiştiricilerimiz olmak üzere tüm tarım sektöründeki üreticileri bilgilendirerek, EUREPGAP’ ın istemiş olduğu fiziki alt yapıların düzenlenmesinde yardımcı olacak çalışmalar yapmaktır.
Hazırlayanlar
Mustafa Bülent AKINCI
Ziraat Mühendisi
Handan ATAOL ÖLMEZ
Ziraat Yüksek Mühendisi
Malatya Tarım İl Müdürlüğü
Telefon : (422) 323 5155 - (422) 323 33 77
|